Duası Suresi

Yasin Suresi

Yasin suresi, Mekke'de indirilmiştir. Üç farklı konuyu içermektedir. Bunlar, Öldükten sonra dirilme, ebedi dünya, Âlemlerin Rabbi'nin birliğini gösteren ayetlerdir. 83 Ayet'tten oluşmaktadır kutsal kitap Kuran-ı Kerim'in en büyük suresi olarak bilinmektedir.

Yasin Suresi Okunuşu

  1. BismillâhirRahmânirRahîm
  2. Yâsin
  3. velkur'ânilhakiym
  4. inneke leminelmürseliyne
  5. alâ siratin müstekiym
  6. tenziylel aziyzirrahiym
  7. litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn
  8. lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun
  9. inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun
  10. ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun
  11. ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun
  12. innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym
  13. inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn
  14. vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun
  15. iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun
  16. kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun
  17. kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun
  18. ve ma aleyna illelbelagul mübiyn
  19. kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym
  20. kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun
  21. ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne
  22. ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun
  23. ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun
  24. eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune
  25. inniy izen lefiy dalâlin mübiyn
  26. inniy amentü birabbiküm fesmeun
  27. kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune
  28. bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn
  29. ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne
  30. in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun
  31. ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun
  32. elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun
  33. ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun
  34. ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun
  35. ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni
  36. liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune
  37. sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun
  38. ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune
  39. vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym
  40. velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym
  41. lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun
  42. ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni
  43. ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun
  44. ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune
  45. illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn
  46. ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune
  47. ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn
  48. ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn
  49. ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn
  50. ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun
  51. felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun
  52.  ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun
  53.  kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun
  54.  in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun
  55. felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun
  56.  inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun
  57. hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun
  58. lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun
  59. selâmün kavlen min rabbin rahiym
  60. vemtazul yevme eyyühel mücrimun
  61. elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün
  62. ve enibüduniy, haza siratun müstekiym
  63. ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun
  64. hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun
  65. islevhel yevme bima küntüm tekfürûn
  66. elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn
  67. velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun
  68.  velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun
  69. ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun
  70. ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn
  71. liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne
  72. evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun
  73. ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun
  74. ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune
  75. vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun
  76. lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun
  77. felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun
  78. evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn
  79. ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym
  80. kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün
  81. elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn
  82. eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym
  83. innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun
  84. fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn.
  85. SADAKALLAHULAZİYM
yasin suresi

Yasin Suresi Meali Türkçe

  1. Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla
  2. Yasîn.
  3. Andolsun hikmetli Kur’an’a,
  4. Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.
  5. Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
  6. (Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir.
  7. Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).
  8. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.
  9. Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
  10. Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
  11. Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
  12. Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
  13.  Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz.
  14.  Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.
  15.  Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.”
  16. Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.”
  17. Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.”
  18. “Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.”
  19. Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.”
  20. Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.”
  21. Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi.
  22. “Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.”
  23. “Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.”
  24. “Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.”
  25. “O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.”
  26.  “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.”
  27. Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi.
  28. “Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.”
  29.  Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.
  30.  (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
  31. Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
  32. Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler.
  33. Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir.
  34. Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.
  35. Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:
  36. Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?
  37. Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir.
  38. Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
  39. Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir.
  40. Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).
  41. Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.
  42. Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.
  43. Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.
  44. Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.
  45. Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.
  46. Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler).
  47. Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.
  48. Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.”
  49. Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?”
  50. Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir.
  51. Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.
  52. Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler.
  53. Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”.
  54. O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir.
  55. İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.
  56. Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler.
  57. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
  58. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır.
  59. Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır).
  60. ”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.”
  61. ”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;”
  62. ”Bana kulluk edin, doğru yol budur.”
  63. Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?
  64. İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir.
  65. İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin.
  66. Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.
  67. Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?
  68. Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.
  69. Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?
  70. Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.
  71. (Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
  72. Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.
  73. Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
  74. Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?
  75. Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler.
  76. Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.
  77. Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.
  78. İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir.
  79. Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?”
  80. De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.”
  81. Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.
  82. Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir.
  83. Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir.
  84. Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz.


Yorum Yaz

Yorumunuz:

Adınız:

  • 2016-10-10 11:42 bir dost Hakkını verin çünkü bir surenin bin nasihatı vardır unutmayın . You don' t forget !
  • 2016-09-19 01:32 insan beşer Yasin-i Şerif’in Faziletleri Nelerdir? ≈ Yasin Suresi bütün dertlere şifadır, O Kur’an’ın kalbidir. ≈ Yasin Suresini geceleri okuyana Kur’an’ın tamamını yedi kere hatim etmiş kadar sevap yazılır. ≈ Yasin Suresi ne niyetle okunursa o niyet hayırlı bir şekilde kabul olunur. ≈ 41 Yasin Suresi hangi murad ile okunursa o murad hâsıl olur. ≈ Geceleri Yasin Suresi okuyanlar Allah’u Teâlâ tarafından affolunur. ≈ Cuma gecesi Yasin Suresi okuyan mü ‘minin ertesi sabaha günahları affedilir. ≈ Deylemi’de geçen bir hadis-i şerife göre Yasin Suresi 10 derde devadır: 1. Aç kalanlar okursa doyar. 2. Çıplak (fakir) okursa giyinir. 3. Bekâr olanlar okursa evlenir. 4. Korkusu olan okursa korkusundan emin olur. 5. Mahzun okuduğunda yüreği ferahlar. 6. Misafir olan ve ya yola çıkan olursa seferde yardım görür. 7. Kayıp olan şey bulunur. 8. Hastalar okursa hastalıkları şifa bulur. 9. Ölü için okunursa ölünün azabı hafifler. 10. Suya susamış kimse okursa suya kavuşur. ≈ Yasin Suresi üç bin harftir ve okunduğunda melekler gökyüzünden inerek onu dinlerler. ≈ Gündüz Yasin Suresi okuyanların sıkıntıları def edilir. ≈ Nafile olarak 20 kere okunduğunda hac sevabı verilir. ≈ Yasin Suresi’ni dinlemek sadaka vermiş kadar sevaptır. ≈ Yasin Suresi’nin yazılıp suya atılması ile oluşan sudan içen kişinin ne hastalığı varsa şifa bulur. ≈ Ölmek üzere olan kişilerin yanında Yasin Suresi okumak ruhunu teslim etmesine kolaylık sağlar. ≈ Her namazdan sonra okuyan kişiye nurani âlem gösterilir. ≈ Yasin okunduğu gün kullar güzel haberler alırlar. ≈ Yasin okunduğunda hayır kapıları açılır ve hayırlar bu kişiyi bulur. ≈ Düşmanı olan okuduğunda düşmanlarından emin olur ve onlarla dost olur. ≈ Yasin okuyan mü’minin yüzü nurlanır ve herkese sevecen görünür. ≈ Yasin Suresi okunan evde bereket artar ve şerler uzaklaşır. ≈ Yasin Suresi okumaya devam eden ve vefat eden kişi şehit olarak vefat eder. ≈ Yasin Suresini yazarak üstünde taşımak büyük bir izzet ve ikram görmeyi sağlar. ≈ 25 kere Yasin Suresi okumak makam mevki sahiplerinin yanında yükselmeyi sağlar. ≈ Borcu olan kişiler 7 gece abdest alıp namaz kıldıktan sonra 3’er Yasin Suresi okurlarsa borçlarından kurtulurlar. ≈ Bir tabağın içerisine misk ve zağferan mürekkebi ile Yasin Suresi yazılsa ve 7 gün sabahları içilse zihin kuvvetlenir, duyulan söz unutulmaz, okunan bilgiler hatırlanır. ≈ Sabah namazının sünneti ve farzı arasında Yasin Suresi okuyan kişiye melekler dua eder. ≈ Yasin Suresi içerisinde geçen ayet sonlarındaki ‘Mübin’lerde istenilen hacet söylenirse Allahu Teâlâ tarafından kabul edilir. ≈ Rızkı dar olanlar ve bereket isteyenler Yasin Suresi’ni bol bol okumalıdır. ≈ Yasin Suresi okumak ahlakı güzelleştirir. ≈ Gurbette olan sılasına kavuşur. Yasin suresi
  • 2016-09-19 01:25 kerim gormen Kur’an-ı Kerim’in kalbi olarak da bilinen Yasin Suresi içerisinde sırlı hazinelerin bulunduğu Mekki surelerden biridir. Seksen üç ayeti ile bizlere seslenen Yasin Suresi Furkan Suresi’nden önce Cin Suresi’nden de sonra gelecek şekilde Kur’an-ı Kerim içerisinde geçmektedir. İlk ayetlerinde Peygamberimize hitap ederek O’nu teselli eden Yasin Suresi’nin başında ‘Huruf’u Mukatta’ denilen ya ve sin harfleri bulunmaktadır. Bu harflerin ne anlama geldiği bilinmemekle birlikte çeşitli yorumlar yapılmıştır. Peygamberimiz Kâbe’de iken onun üzerine pislik dökmek ve eziyet etmek isteyen müşriklerin ellerinin boyunlarında yapışık kalması üzerine inen ayetlerle başlayan Yasin Suresi kıssalar ve öğüt verici ayetlerle dolu dolu bir suredir. Yasin Suresi’nin Önemi Nedir? Hadis kaynaklarına baktığımızda Yasin Suresi’ne dair Peygamberimizin pek çok hadis-i şerifini görürüz. Bu hadisler ışığında Yasin Suresi’nin önemini daha iyi bir şekilde anlayabiliriz. ‘Her şeyin bir kalbi vardır, Kur’an’ın kalbi de Yasin Suresi’dir.’ Hadis-i şerifi bizlere Yasin Suresi’nin Kur’an’ın hayat damarlarından biri olduğunu ve Kur’an’ın kalbinden okuyanın kalbine uzanan bir yol olacağını belirtmiştir. Bu nedenle önemi oldukça büyüktür http://yasinsuresioku.net/ Yasin Suresi’nin ismi başında bulunan Huruf’u Mukatta’dan kaynaklansa da Yasin isminden başka isimlerle de anılmıştır.
  • 2016-09-18 19:12 ahmett Yasin-i Şerif Kuran’ın kalbidir. Geceleri Arapça Yasin okuyan kuranı kerimi 7 kere hatmetmiş sayılır. Sabah ve akşam Yasin’in okunması daha güzeldir. Denir ki her gece Yasin'i okuyan sonunda şehit olarak ölür. Yasin’i okuyana 20 hac sevabı veya bazı rivayetlerde 10 hac sevabı yazılır. Bu hesaba göre Yasin okunduktan sonra Hacca gitmemek gibi bir kaide mümkün değildir. Sevap olarak büyük lakin hac yerine geçmez. Tabi okumakta yetmiyor gereğini anlamak lazım, yapmak lazım. Sahib-ul Yasin gibi olmak lazım. Ölüm döşeğindeki birine okunduğu zaman rahat can verir. Hiçbir şeye tahammül edemeyen hasta Yasin’i duyunca rahat eder. Kıyamet günü okuyan kişiye şefaat eder. Yolcu birisi okursa yolculuğu rahat geçer. Bekarlar okursa bekarlar güzel bir kısmet bulur ve evlenirler. Sıkıntılı ve kederli bir insan okursa sıkıntısından ve kederinden kurtulur. Hapis olan okursa kurtulur, aç olan okursa doya. Hasta olan okursa şifa bulur. Bir şey kaybeden okursa kaybettiği şeyi eşyayı bulur. Yeter ki kalpten yürekten saf bir halde okunsun. Gece yatmadan önce Yasin okumayı adet edinen kişi gece öldüğü takdirde şehit olarak ölür. Yasin suresini Arapça çokça okuyun çünkü onda bereket vardır. yasinsuresioku.net Kur’an-in kalbi Yasin Suresi'dir. Allah’ı ve ahireti dileyerek bir kimse Yasin’i okursa Allah kendisini mutlaka bağışlar. Ölülerinize Yasin okuyunuz. Her kim ki Yasin’i okursa Allah Yasini okuması sebebiyle, içinde Yasin olmayan 10 hatim sevabı verir. Yasin’in bir anlamı da ‘Ey İnsan! ‘ dır. Cuma günü ölmüşlerine Yasin okunan her kişinin ölmüş yakınlarına her harf kadar sevap alır.
  • 2016-07-10 21:53 FATIME coox yaxsiki bu dualari yazib gonderirsiz ALLAH RAZI OLSUN
  • 2016-07-03 04:08 Beymirze.Ibrahimov Allah sizden razı olsun bunu buraya yazdığınız için...
  • 2016-06-20 06:09 Aytekin KARAAHMET Yasin Suresi Okunuşu BismillâhirRahmânirRahîm Yâsin velkur'ânilhakiym inneke leminelmürseliyne alâ siratin müstekiym tenziylel aziyzirrahiym litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun ve ma aleyna illelbelagul mübiyn kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune inniy izen lefiy dalâlin mübiyn inniy amentü birabbiküm fesmeun kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun selâmün kavlen min rabbin rahiym vemtazul yevme eyyühel mücrimun elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün ve enibüduniy, haza siratun müstekiym ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun islevhel yevme bima küntüm tekfürûn elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Yasin suresi, Mekke'de indirilmiştir. Üç farklı konuyu içermektedir. Bunlar, Öldükten sonra dirilme, ebedi dünya, Âlemlerin Rabbi'nin birliğini gösteren ayetlerdir. 83 Ayet'tten oluşmaktadır kutsal kitap Kuran-ı Kerim'in en büyük suresi olarak bilinmektedir. Yasin Suresi Okunuşu BismillâhirRahmânirRahîm Yâsin velkur'ânilhakiym inneke leminelmürseliyne alâ siratin müstekiym tenziylel aziyzirrahiym litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun ve ma aleyna illelbelagul mübiyn kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune inniy izen lefiy dalâlin mübiyn inniy amentü birabbiküm fesmeun kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun selâmün kavlen min rabbin rahiym vemtazul yevme eyyühel mücrimun elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün ve enibüduniy, haza siratun müstekiym ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun islevhel yevme bima küntüm tekfürûn elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla Yasîn. Andolsun hikmetli Kur’an’a, Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). (Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” “Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. “Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” “Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” “Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” “O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. “Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). ”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” ”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” ”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. (Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. Bir şeyi dil
  • 2016-01-29 10:14 HASAN KEMAL YEMISCI / DEDEM / IZMIR TÜR Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Ammmiiiiinnnn Ecmaaaiiiinnn
  • 2016-01-28 17:34 HERR GRÜNTAL LEHRER KIEL DIETRICHSDORF Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiiinnnn Ecmaaiiinnn
  • 2016-01-28 17:31 ZEHRA TEYZE KIEL DIETRICHSDORF ALMANYA Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:30 SELMA DURAK TEYZE KIEL/ALMANYA Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:28 ISMAIL ÖRKMEZ KIEL /ALMANYA Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Aminnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:27 SELMA TEYZE KIEL/ALMANYA Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Aminnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:26 AYSEL TEYZE KIEL/ALMANYA Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinn
  • 2016-01-28 17:24 MUTTI / OPA/ HANS PFLEGEELTERN KIEL/ALM Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:22 ARKADASIM MARIUS ALMANYA SCHORNDORF Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:21 MAHMUT AMCA PLÜDERHAUSEN ALMANYA Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:19 BORAKAN ÖZGÜNC ve Ailesi ve Akrabalar Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnnn Ecmaiiinnn
  • 2016-01-28 17:17 TEFIK KISMET ve Ailesi ve Akrabalar Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:17 TEFIK KISMET ve Ailesi ve Akrabalar Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:17 TEFIK KISMET ve Ailesi ve Akrabalar Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:15 MUSTAFA MERSINLI Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiiinn
  • 2016-01-28 17:14 AYNUR ve ALI BODUR Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiiiinnnn
  • 2016-01-28 17:12 ERDOGAN VATA / Y. MIMAR Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiiinnn
  • 2016-01-28 17:10 NEVZAT ve REFIKA MERSINLI Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiinnn
  • 2016-01-28 17:09 HIKMET MERSINLI YEMISCI Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM Amiiinnn Ecmaiiinnn
  • 2016-01-28 16:42 HACI MEHMET ALI KITAY Yasin Suresi Okunuşu 1.BismillâhirRahmânirRahîm 2.Yâsin 3.velkur'ânilhakiym 4.inneke leminelmürseliyne 5.alâ siratin müstekiym 6.tenziylel aziyzirrahiym 7.litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm gafilûn 8.lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü'minun 9.inna cealnâ fiy a'nakihim aglâlen fehiye ilel'ezkani fehüm mukmehun 10.ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagseynahüm fehüm lâ yübsirun 11.ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü'minun 12.innema tünzirü menittebe azzikre ve hasiyer rahmane bilgayb febessirhü bimagfiretin ve ecrin keriym 13.inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma kaddemu ve asarehüm ve külle sey'in ahsaynahü fiy imamin mübiyn 14.vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izcaehel mürselun 15.iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fekalû inna ileyküm mürselun 16.kalu mâ entüm illâ beserün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey'in in entüm illâ tekzibun 17.kalu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun 18.ve ma aleyna illelbelagul mübiyn 19.kalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym 20.kalu tairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun 21.ve cae min aksalmediyneti recülün yes'a, kale ya kavmit tebiul mürseliyne 22.ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun 23.ve maliye la a'büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun 24.eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tugni anniy sefaatühüm sey'en ve lâ yünkizune 25.inniy izen lefiy dalâlin mübiyn 26.inniy amentü birabbiküm fesmeun 27.kiyledhulil cenneh, kale ya leyte kavmiy yalemune 28.bima gafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn 29.ve ma enzelna alâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne 30.in kanet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun 31.ya hasreten alel ibad ma ye'tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun 32.elem yerev kem ehlekna kablehüm minelkuruni ennehüm ileyhim lâ yerciun 33.ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun 34.ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye'külun 35.ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a'nabin ve feccerna fiyha mineluyuni 36.liye'külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeskürune 37.sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun 38.ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune 39.vessemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym 40.velkamere kaddernahü menazile hatta a'dekel urcunil kadiym 41.lessemsü yenbegiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun 42.ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meshuni 43.ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun 44.ve in nese' nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune 45.illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn 46.ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune 47.ve ma te'tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu'ridiyn 48.ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at'ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn 49.ve yekûlûne meta hazalva'dü in küntüm sadikiyn 50.ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun 51.felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun 52. ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel'ecdasi ilâ rabbihim yensilun 53. kalu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun 54. in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun 55.felyevme lâ tuzlemü nefsün sey'en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta'melun 56. inne ashabel cennetil yevme fiy sügulin fâkihun 57.hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel'erâiki müttekiun 58.lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun 59.selâmün kavlen min rabbin rahiym 60.vemtazul yevme eyyühel mücrimun 61.elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta'büdüs seytan innehu leküm adüvvün mübiynün 62.ve enibüduniy, haza siratun müstekiym 63.ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta'kilun 64.hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun 65.islevhel yevme bima küntüm tekfürûn 66.elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teshedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn 67.velev nesâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun 68. velev nesaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun 69.ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya'kilun 70.ve ma allemnahüs si're ve ma yenbegiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur'ânün mübiyn 71.liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne 72.evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun 73.ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye'külun 74.ve lehüm fiyha men'afiu ve mesarib efelâ yeskürune 75.vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun 76.lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun 77.felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun 78.evelem yerel'insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn 79.ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym 80.kul yuhyiyhelleziy enseeha evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün 81.elleziy ceale leküm mines seceril'ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn 82.eveleyselleziy halekassemavati vel'arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym 83.innema emrühû iza erade sey’en, en yekule lehu kün, feyekun 84.fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey'in ve ileyhi türceûn. 85.SADAKALLAHULAZİYM Yasin Suresi Meali Türkçe 1.Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla 2.Yasîn. 3.Andolsun hikmetli Kur’an’a, 4.Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 5.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 6.(Kur’an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah’)ın indirmesidir. 7.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 8.Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 9.Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 10.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. 11.Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 12.Sen ancak, zikre (Kur’an’a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah’)a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 13. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 14. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 15. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: “Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz.” 16.Dediler ki: “Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz.” 17.Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir.” 18.“Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.” 19.Dediler ki: “Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.” 20.Dediler ki: “Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz.” 21.Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: “Ey kavmim, elçilere uyun” dedi. 22.“Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir.” 23.“Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O’na döndürüleceksiniz.” 24.“Ben, O’ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler.” 25.“O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.” 26. “Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin.” 27.Ona: “Cennete gir” denildi. O da: “Keşke benim kavmim de bir bilseydi” dedi. 28.“Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını.” 29. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. 30. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 31.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 32.Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 33.Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 34.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 35.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık: 36.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 37.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 38.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 39.Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 40.Ay’a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 41.Ne Güneş’in Ay’a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 42.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. 43.Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 44.Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 45.Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 46.Onlara: “Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz” denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 47.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 48.Ve onlara: “Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: “Allah’ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.” 49.Ve derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?” 50.Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 51.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 52.Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 53.Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. 54.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz’a getirilmişlerdir. 55.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 56.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ’sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. 57.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 58.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 59.Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). 60.”Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin.” 61.”Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;” 62.”Bana kulluk edin, doğru yol budur.” 63.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 64.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 65.İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 66.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 67.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 68.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 69.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? 70.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır. 71.(Kur’an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 72.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 73.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 74.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 75.Yardım görürler umuduyla, Allah’tan başka İlahlar edindiler. 76.Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. 77.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 78.İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 79.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: “Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?” 80.De ki: “Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir.” 81.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. 82.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 83.Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri yalnızca: “Ol” demesidir; o da hemen oluverir. 84.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O’na döndürüleceksiniz. SADAKALA HÜLASIM